buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am
Similar topics

Paylaş | 
 

 Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sevban

avatar

Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 24/09/10

MesajKonu: Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir    Çarş. Ekim 06, 2010 7:48 am

Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir

Maddenin ardındaki sır konusu, bazı kişilerin itirazlarına neden olmaktadır. Sözkonusu kişiler, bu konunun özünü yanlış anladıkları için, bu konunun vahdeti vücut öğretisi ile aynı olduğunu iddia etmektedirler.


Öncelikle şunu belirtelim ki, bu eserlerin yazarı ehli sünnet inancına sıkı sıkıya bağlıdır ve vahdeti vücud öğretisini savunmamaktadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, vahdeti vücut öğretisi Muhyiddin İbn Arabî gibi çok büyük İslam alimleri tarafından savunulmuştur.

Vahdeti vücud düşüncesini anlatan birçok önemli İslam aliminin, geçmişte, bu kitaplarda yer alan bazı konuları tefekkür ederek anlattıkları doğrudur. Ancak bu eserlerde anlatılanlar vahdeti vücud düşüncesi ile aynı değildir.

Örneğin vahdeti vücud düşüncesini savunanların bir kısmı yanlış fikirlere kapılarak, Kuran'a ve ehli sünnet inancına aykırı bazı iddialarda bulunmuşlar; örneğin Allah'ın yarattığı varlıkları tamamen yok saymışlardır. Oysa, maddenin ardındaki sır konusu anlatılırken kesinlikle böyle bir iddiada bulunulmamaktadır. Bu konu, Allah'ın tüm varlıkları yarattığını, ancak yarattığı varlıkların aslını Allah'ın gördüğünü, insanların ise bu varlıkların beyinlerinde oluşan görüntülerini görebildiklerini açıklamaktadır.

Gördüğümüz tüm varlıklar, dağlar, ovalar, çiçekler, insanlar, denizler, kısacası gördüğümüz herşey, Allah'ın Kuran'da var olduğunu, yoktan var ettiğini belirttiği her varlık, yaratılmıştır ve vardır. Ancak, insanlar bu varlıkların asıllarını duyu organları yoluyla göremez veya hissedemez veya duyamazlar. Gördükleri ve hissettikleri, bu varlıkların beyinlerindeki kopyalarıdır. Bu ilmi bir gerçektir ve bugün başta tıp fakülteleri olmak üzere tüm okullarda öğretilen bilimsel bir konudur. Örneğin şu anda bu yazıyı okuyan bir insan, bu yazının aslını göremez, bu yazının aslına dokunamaz. Bu yazının aslından gelen ışık, insanın gözündeki bazı hücreler tarafından elektrik sinyaline dönüştürülür. Bu elektrik sinyali, beynin arkasındaki görme merkezine giderek, bu merkezi uyarır. Ve insanın beyninin arkasında bu yazının görüntüsü oluşur. Yani siz şu anda gözünüzle, gözünüzün önündeki bir yazıyı okumuyorsunuz. Bu yazı sizin beyninizin arkasındaki görme merkezinde oluşuyor. Sizin okuduğunuz yazı, beyninizin arkasındaki "kopya yazı"dır. Bu yazının aslını ise Allah görür.

Sonuç olarak, maddenin beynimizde oluşan bir hayal olması onu "yok" hale getirmez. Ancak bize, insanın muhatap olduğu maddenin mahiyeti hakkında bilgi verir, ki bu da maddenin aslı ile hiçbir insanın muhatap olamadığı gerçeğidir.

Bu gerçek İdealizm, Matrix Felsefesi ve Maddenin Gerçeği isimli kitabımızda şu şekilde dile getirilmiştir:


DIŞARIDA MADDE VARDIR, ANCAK BİZ MADDENİN ASLINA ULAŞAMAYIZ!

Madde hayaldir demek, madde yoktur demek değildir. Aksine biz görsek de görmesek de maddesel bir dünya vardır. Ancak biz bu dünyayı beynimizin içinde bir kopya diğer bir deyişle algılarımızın yorumu olarak görürüz. Dolayısıyla madde, bizim için hayaldir.

Kaldı ki dışarıda maddenin varlığını, bizden başka gören varlıklar da vardır. Allah'ın melekleri, yazıcı olarak tayin ettiği elçileri de bu dünyaya şahitlik etmektedirler:


Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır. (Kaf Suresi, 1718)


Herşeyden önemlisi, en başta Allah herşeyi görmektedir. Bu dünyayı her türlü detayıyla Allah yaratmıştır ve Allah her haliyle görmektedir. Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmektedir:


... Allah'tan korkupsakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görendir. (Bakara Suresi, 233)


De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir." (İsra Suresi, 96)


Ayrıca unutmamak gerekir ki, Allah tüm olayları "Levhi Mahfuz" isimli kitapta kayıtlı tutmaktadır. Biz görmesek de bunların tamamı Levhi Mahfuz'da vardır. Herşeyin, Allah'ın Katında, Levhi Mahfuz olarak isimlendirilen "Ana Kitap"ta saklandığı şöyle bildirilmektedir:

Şüphesiz o, Bizim Katımızda olan Ana Kitap'tadır; çok yücedir, hüküm ve hikmet doludur. (Zuhruf Suresi, 4)

... Katımızda (bütün bunları) saklayıpkoruyan bir kitap vardır. (Kaf Suresi, 4)

Gökte ve yerde gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta (Levhi Mahfuz'da) olmasın. (Neml Suresi, 75 )

H.Y.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
FİKİRDEĞİRMENİ

avatar

Mesaj Sayısı : 53
Kayıt tarihi : 04/10/10
Nerden : Karaman

MesajKonu: Geri: Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir    Çarş. Ekim 06, 2010 8:01 am

Muhyiddin-i Arabi(k.s) vahdetül vücud meşrebinin inceliklerini anlatırken kitabının sonunda şu uyarıyı düşüyor''Bizim meşrebimizden olmayan bizim kitaplarımızı okumasın''... vahdetül vücudun inceliklerini zevkedemen insanlar, tabiatçıların ortaya koyduğu tabiat felsefesi ile bu harika meşrebin sınırını ayıramayacağından ve hata gözlüğü ile bakmak muhtemel olduğundan Muhyiddin-i Arabi hazretleri bu uyarıyı yapmıştır...La mevcude illa HU ,La mahluka illa HU da ince ve derin bir tevhidin kokusu duyuluyor...
ALLAH razı olsun müdakkik konu için
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
FİKİRDEĞİRMENİ

avatar

Mesaj Sayısı : 53
Kayıt tarihi : 04/10/10
Nerden : Karaman

MesajKonu: Geri: Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir    Çarş. Ekim 06, 2010 8:05 am

Vahdet-i Vücut: Kelime olarak, varlığı teklemek ve birlemek anlamındadır. Allah’ın varlığı ve birliğinde bir istiğrak halidir. Yani Allah’ın varlığından başka varlıkları yok saymak ve inkar etmek halidir. Allah’tan başka mevcut yoktur, varlık sadece Allah’a ait bir durumdur, demektir. Bu fikre göre masiva ve mahlukat diye bir şey yoktur, sadece Allah vardır.

Halbuki Ehl-i Sünnet imamları ittifaken, "Eşyanın hakikati sabittir" diyerek, mahlukatın vücudunu kabul etmişler. Bu yüzden vahdet-i vücut mesleği hali ve vicdani bir cezbe ve coşkunluk halidir; ilmi ve hakiki bir surete çevrilemez. Çevrilirse, çok imani problemler ortaya çıkar.

Mesela, Allah’tan başka varlık yoktur denildiğinde; ahiret, melekler, kitap, kader, gibi mahluk olan varlıkların da inkarı ortaya çıkar ki, bu çok tehlikeli bir durumdur.

Ama İbn-i Arabi gibi zatlar bu manaları düşünmeden, sadece Allah’ın varlık mertebesini düşünerek ve o varlık boyutunda cezbeye gelerek, "Allah’tan başka mevcut yok" demişlerdir. Yoksa, cezbesiz, akli ve muhakeme tarzında söylese dalalet olur. Bunların durumu güneş ışığının içinde gözü kamaşan bir adamın, sair zayıf ışıkları fark edememesi gibidir. İbn-i Arabi Hazretleri Allah’ın varlık güneşinden gözü kamaştığı için, sair zayıf varlıkları görememiştir. Bundan dolayı da "Allah’tan başka mevcut yok" demiştir. Ama kendine geldiği zaman, yani gözündeki kamaşma gittiği zaman, sair varlıkları kabul etmiştir. Bu sebepten dolayı Ehl-i Sünnet alimleri İbn-i Arabi’yi mazur saymışlardır.

Kalbi Allah sevgisi ile dolu olmayan ve maddeciliğe müptela olan birisi vahdet-i vücut mesleğinde salim gidemez. Maddeyi terk edemediği için kainat ve madde namına Allah’ı inkar etme riski ile karşı karşı kalabilir. Felsefedeki Panteizm ve Monizm ekolünün iddia ettiği gibi; varlık tektir, lakin varlık sadece şu aleme münhasırdır, deyip Allah’ın ezeli ve ebedi varlığını inkar eder. Bu zaman insanları böyle maddi hastalıklara müptela olduğu için, vahdet-i vücuttan dem vuramaz. Zira madde sevgisi iliklerine işlemiş. Nasıl olur da onu tamamı ile inkar edebilir.

Bu fikre girmenin iki önemli sebebi vardır. Birisi: Mahlukat ve masivanın huzuru bozmasıdır. Yani nazarını Allah’a tevcih etmiş olan bu Allah dostları, masiva ve mahlukatı bu tevcihe bir engel görmüşler. Bu sebepten dolayı huzura zarar gelmemesi için masivayı inkar etmişler. Bir anlamda, Allah namına kainatı feda etmişler.

Diğer sebep ise: İman hakikatlerinin sair rükünlerini aklen ve ihata olarak idrak edememekten gelen bir saik ile mümkün varlık aleminden kaçınıp, Vacip olan Vücuda, yani Allah’ın ezeli ve ebedi varlığına sığınmışlar. İbn-i Sina’nın haşir konusunda: “Akıl burada gitmez,” dediği gibi, bu zatlar da kalp merkezli bir meslek olmanın da bir dezavantajı ile imanın sair rükünlerinde aklen gidemedikleri için, kendilerini ezeli varlıkta eritmişlerdir.

Alıntıdır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sevban

avatar

Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 24/09/10

MesajKonu: Geri: Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir    Çarş. Ekim 06, 2010 8:08 am

Rahman razı olsun bu nadide yorum için kardeşim , bugün daha İmanı kemale değil İmanın ne olduğunu bilmeyen insanlar bir kaç kişinin -edepsiz diye tabir etmek zorundayım ki kusuruma bakmayın- meşreblerine bakmadan bu konularda zırvalamaları neticesinde sapkınlık içine düşmekteler. Azameti kadar hamd olsunki Rabbim bizlere bu Altın kapılardan girmeyi nasip etmiş va haddimizi bilmemizi öğretmiştir.

İmamı Şafii hz dediği üzere ;İslamın şartı beştir ,Altıncısı haddini bilmektir.

vesselam veddua
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gül-as

avatar

Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 05/07/10

MesajKonu: Geri: Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir    Çarş. Ekim 06, 2010 8:15 am

allah her ikinizden de razı olsun
ilimle zengin edip,hilm ile süslediği takva ihsan ettiği kullarından eylesin inşaallahürrahim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Maddenin Ardındaki Sır Konusu, Vahdet-i Vücut Değildir
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Picture This filimin konusu
» Zack Ve Cody'nin Lüks Yaşamı konusu
» Ölüm Son Değildir...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslam Ahlakı ve Tasavvuf :: Nakşibendi :: Nakşibendi :: Kadiri ve Rufa-i :: Diğer Tarikatlar :: Tasavvuf Genel Konular-
Buraya geçin: