buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 EL-VEDUD (C.C.)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
haydarı kerrar

avatar

Mesaj Sayısı : 355
Kayıt tarihi : 02/07/10
Nerden : ANKARA

MesajKonu: EL-VEDUD (C.C.)   Cuma Ekim 08, 2010 2:54 pm

EL-VEDUD (C.C.)

“Velîlerini ve iyi kullarını, rahmet ve rızasına erdi¬ren ve biricik sevilmeye lâyık olan.”
Âlemde, sevgisi gönüllerde cennet pınarları çağlatan sadece O'dur. Gönül toprağına O'nun muhabbetinin dam¬lası düştü mü, artık iki cihanın da baharı elindedir. Çünkü biricik sevilmeye lâyık olan O'dur. O da bu muhabbeti karşılıksız bırakmaz, iyi kullarını, velîlerini sever, onları lütuf ve ihsanına gark eder.
Kur'an bize haber veriyor:
“O, (tevbe eden mü'minleri) çok yarlığayan, (dostları¬nı) çok sevendir.” [152]
Bu vezindeki kelimeler, iki türlü mânâ ifade eder: Se¬ven, sevilen. Bu mübarek ism-i şerîfde her iki mânâyı bul¬mak mümkün. Çünkü Allahü Teâlâ sevilmeye en lâyık olandır. Zât-ı kerîmi de iyi kullarını sevendir. Alemde O'nun aşkı gecesi olmayan bir gündür ki, o aşka kanat açanlar güneşler elde etmişlerdir.
Annelerin yüreğine o müthiş rahmeti koyan, çocukları için onları âdeta bir rahmet ağacı yapan Allahü Teâlâ, iyi kulunu, has kulunu sevmez mi? Ve bir kere de sevdi mi, onu başkalarına bırakır mı?
Yine Allah (Azze ve Celle), Resûl-i Ekrem (s.a.v)'i kendisine “Habîb = Sevgili” edinmiştir. Yani O'nu çok sevmiştir ve âlemlere sevdirmiştir. Allah sevgisinden sonra O'nun sevgisinden daha faziletlisi yok¬tur.
Allah sevgisi, bütün amellerin ve işlerin ruhudur. Bütün güzellikler, haşeneler, keremler hep o pınardan çağlar. Çünkü Yüce Allah sevdiği kulları için namütenahi füyuzât kaynakları açmıştır.
Ve yine Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
“Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra, günahlardan tevbe edip O'na sığının.”
“Gerçekten benim rabbim çok merhametlidir, çok sevgilidir (mü'minleri çok sever).” [153]
Cihan toprağında gam seline değirmen olan insanlar vardır, işte o kimseler hata ve isyandan döner, tevbe eder, rabbinin rahmetinin gölgesine gelirse affa mazhar olurlar. Bununla da kalmazlar, Allah onları sever.
Bir misal verecek olursak, Bişr-i Hafî Hazretleri kâfidir. Önceleri sarhoş, işe yaramaz, meyhaneden çıkmaz bir adamdı. Zengin bir ailenin çocuğu idi ve günah derya¬larında yüzüyordu. Bir gün, yine meyhaneden çıkmış, o yana bu yana yalpalayarak gidiyordu. Yolda, çamurlar içinde Allah ism-i şerifi yazılı bir kâğıt gördü. Gelip geçen bilmeyerek çiğnemişti. Derhal o kâğıdı aldı, öptü, yüzüne gözüne sürdü, üzerine güzel kokular döktü. Sarhoşluğun da verdiği bir perişanlıkla ağladı ve ism-i celâl yazılı kâğıdı yücelere astı. Ona bakıp bakıp inledi...
Sonra yattı. Az sonra da bir rüya gördü. Ona hitap edi¬liyordu:
“Ey Bişr! Sen bizim ismimizi çamurdan kaldırıp yüce bir yere koydun. Biz de senin ismini ulular arasına katacağız ve seni temizleyeceğiz,haberin olsun!”
Bu hitabın tesiriyle Bişr hemen yatağından fırladı.
Kendisinde sarhoşluğun eseri kalmamıştı. Derhal gözyaşlarını ırmak etti ve tevbeye koyuldu. O türlü tevbe etti ki, âlem de şaştı, meyhaneciler de şaştı. Derken Hak aşkı galebe çaldı ve hayran gezdi. Bundan sonra da ayağına ayakkabı giymedi. Onun için kendisine “Hafi” dendi. Ve cihan mülkünde velîlerin serdarı oldu. Şöyle buyurdu:
“Ahmaklara bakmak göze azab, cimriye bakmak gönüle işkence!”
İşte Allahü Teâlâ kendisine dönenleri böyle sever ve yüce mertebelere ulaştırır.
“El-Vedûd” ism-i şerifi bize en mukaddes sevgilinin Allahü Teâlâ olduğunu ifade ediyor. Gönüllerde sevgi ırmakları çağlatan da şüphesiz ki Allah'tır.
Kuş, yükseklere kanadıyla uçtuğu gibi, kul da aşk ve muhabbetle göklerin fevkine yükselir.
Kişinin çoluk çocuğunu, sarayını, köşkünü, malını, mülkünü sevmesi fıtrî ve tabiîdir. Ama, bu sevgi Allah muhabbetini gölgeleyecek dereceye gelmemelidir. Ve elindeki bütün bu nimetlerin Allahü Teâlâ'nın bir bahşişi olduğunu idrak ederek, sevgisini rabbine karşı daha zi¬yade tutmalıdır. Yarın evlatlar, mallar, mülkler elden çıkar, sadece Allah dostluğu bakî kalır.
Varlığın sebebi olan Cenâb-ı Peygamber (s.a.v) çok kere Rabb-i Kerîmine şöyle duâ ederlerdi:
“Allahümme'r-zuknî hubbeke ve hubbe men ehabbeke ve hubbe mâ yukarribünî ilâ hubbike vec al hubbeke ehabbe ileyye minel-mâi'l-bâridi.”
(Allah'ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve se¬nin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasib et.
Senin sevgini (sıcak ve hararetli günde) soğuk suyu sev¬mekten bana daha sevimli kıl.” [154]
Söz ola, hoş kokular getire:
İncir, üzüm, dut senden,
Meded, meded, Yâ Vedûd,
Kesilmez umut senden,
Meded, meded, Yâ Vedûd!
Bende kusur var ama,
Sensin merhem yarama,
Bakma yüzde karama,
Meded, meded Yâ Vedûd!..
[152] Bürûc, 14.

[153] Hûd, 90.

[154] Tîrmizî.




_________________
İLİM BİR NOKTA İDİ CAHİLLER ONU ÇOĞALTTI
İNSANLAR VAV GİBİ DOĞAR BİRAZ DOĞRULDUKLARINDA KENDİLERİNİ ELİF ZANNEDERLER
HER ŞEY ELİFLE DÖNÜYOR ELİFE DÖNÜYOR
KORKAKLIKTA AR İLERLEMEKTE ŞEREF VE İTİBAR VAR İNSAN KORKMAKLA KADERDEN KURTULA
MAZ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mümine sultan

avatar

Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 21/09/10

MesajKonu: Geri: EL-VEDUD (C.C.)   Cuma Ekim 08, 2010 2:57 pm

“Allahümme'r-zuknî hubbeke ve hubbe men ehabbeke ve hubbe mâ yukarribünî ilâ hubbike vec al hubbeke ehabbe ileyye minel-mâi'l-bâridi.”
(Allah'ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve se¬nin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasib et.
Senin sevgini (sıcak ve hararetli günde) soğuk suyu sev¬mekten bana daha sevimli kıl.” [154]
Söz ola, hoş kokular getire:
İncir, üzüm, dut senden,
Meded, meded, Yâ Vedûd,
Kesilmez umut senden,
Meded, meded, Yâ Vedûd!
Bende kusur var ama,
Sensin merhem yarama,
Bakma yüzde karama,
Meded, meded Yâ Vedûd!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
EL-VEDUD (C.C.)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslamiyet Genel :: Allah (c.c) Hazretleri :: Esma-i Hüsna-
Buraya geçin: