buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 EL-MÜMÎT (C.C.)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
haydarı kerrar

avatar

Mesaj Sayısı : 355
Kayıt tarihi : 02/07/10
Nerden : ANKARA

MesajKonu: EL-MÜMÎT (C.C.)   Cuma Ekim 08, 2010 3:07 pm

EL-MÜMÎT (C.C.)

“Canlıların ölümünü halkeden.”
Nasıl ki hayatı Allahü Teâlâ veriyorsa, ölümü de yine o yaratıyor. Her canlı için ölüm vardır ve ölümün her an, her saniye gelivermesi mümkündür. Çünkü kader kalemi ile:
“Küllü nefsin zâikatü'1-mevt = Her can ölümü tadıcıdır!” yazılmıştır. Dünya bahçesine bir kudret fidanı gibi gelip de ecel baltası ile kesilmeyen kimse görülme¬miştir. Kabir balığı nice Yunus'ları yutmuştur.
Kudreti ve rahmeti nihayetsiz olan Allah her kulu için bir zaman tayin etmiştir. O'nun tayin buyurduğu vakti aşmaya imkan ve ihtimal yoktur. Ne bir dakika eksik, ne bir dakika fazla olur. Ölüm vakti geldiğinde herkes son uykuya dalıverir.
Eceli gelmiş hastaya ilâç vermek faydasızdır. İlâç an¬cak Ömrü olanlara şifa verir. O da yine Allah'ın izniyle ol¬maktadır. İnsanoğlu, ana rahminden dünya beşiğine düştüğü andan itibaren ölüme koşar. Her dakika kabirle arasındaki mesafe kısalır ve gün gelir kabir ona seslenir:
“Haydi koş gel!”
Kim vardır ki, ben gitmem diyebilsin?
Nice gitmem diyenler, nice çarelere başvuranlar, nice hekimlere bel bağlayanlar bir avuç nedametle gözlerini yummuşlardır.
Bir gün, ikinci Ömer diye şöhret bulan Ömer bin Abdülaziz Hazretlerinin huzuruna büyük velîlerden Yezîd-i Rekkaşî girmişti. Halifenin yüzü aydınlandı da dedi ki:
“Ey mânâ padişahı, bana öğüt ver!”
Ay yüzlü velî:
.” Ey mü'minlerin emîri, dedi, ilk ölen halîfe sen değilsin! Yani diğerleri gibi sen de ölecek, sen de her ame¬linden hesaba çekileceksin!”
“Öğüdüne devam et, ey pîr!”
“Adem'den sana gelinceye kadar hiçbir baban ha¬yatta değil, hepsi de ölmüş, hepsi de hesap diyarına git¬miştir.”
“Devam et, devam et!”
“Ey Ömer! Daha ne diyeyim ki, cennet ile cehennem'den başka gidilecek yer yoktur.”
Bu söz büyük halifeyi ağlatmaya yetti ve gözleri bulut gibi yaşlar döktü.
İşte akıllı insanların hâli!.. Allahü Teâlâ hayatı da, ölümü de yaratandır. Ölüm bir son değil, belki yeni bir hayatın ilk kapısıdır. Hayat dediğimiz şey sadece dünyadan ibaret de değildir. Asıl sonu gelmez, müddeti bitmez günler ileridedir. Cennet ölümden sonra, cehen¬nem dahi ölümden sonradır.
insanlar için kabirlerin ya cennet bahçesi veya cehen¬nem çukuru olduğu Resûl-i Ekrem (s.a.v) efendimiz tarafından haber verilmiştir. Ne var ki, kabir hayatı da ancak kıyamet sabahına kadar sürecektir. Kıyamette herkes aynı dünyada olduğumuz şekilde bir surete bürünerek hesaba çekilecek, ondan sonra herkes hakettiği yeri bulacaktır.
Dünyanın fani lezzetleri, gelip geçici nimetleri, makamlar mevkiler bizi aldatmasın. Rabbine kavuşmak is¬teyen, rabbinin emrine râm olur. Rabbi de onu rahmetiyle kuşatır...
Hani Hak'tan titreyiş, hani gözlerinde nem?
Düşün ki iki yer var: Ya cennet, ya cehennem!..

_________________
İLİM BİR NOKTA İDİ CAHİLLER ONU ÇOĞALTTI
İNSANLAR VAV GİBİ DOĞAR BİRAZ DOĞRULDUKLARINDA KENDİLERİNİ ELİF ZANNEDERLER
HER ŞEY ELİFLE DÖNÜYOR ELİFE DÖNÜYOR
KORKAKLIKTA AR İLERLEMEKTE ŞEREF VE İTİBAR VAR İNSAN KORKMAKLA KADERDEN KURTULA
MAZ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
FİKİRDEĞİRMENİ

avatar

Mesaj Sayısı : 53
Kayıt tarihi : 04/10/10
Nerden : Karaman

MesajKonu: Geri: EL-MÜMÎT (C.C.)   Cuma Ekim 15, 2010 11:53 am

Mevti veren odur. Yani: Hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzad eder. Yani: Hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır. İşte şu kelime, şöylece fâni cin ve inse bağırır, der ki:
Sizlere müjde! Mevt îdam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksandokuz ahbabın mecma'ı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır.
(20.MEKTUP)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
EL-MÜMÎT (C.C.)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslamiyet Genel :: Allah (c.c) Hazretleri :: Esma-i Hüsna-
Buraya geçin: