buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 EL-BERR (C.C)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
haydarı kerrar

avatar

Mesaj Sayısı : 355
Kayıt tarihi : 02/07/10
Nerden : ANKARA

MesajKonu: EL-BERR (C.C)   Cuma Ekim 08, 2010 3:27 pm

EL-BERR (C.C).

“İyilik ve ihsanı bol olan.”
Bilirsiniz ki şanı yüce olan Allah kullarına kaldırama¬yacakları yükü vurmaz, onlar için hep iyilik ve kolaylık diler. İyi kullarını sever. İnsanlara karşı zorbalık edenleri, halkın boynuna basanları sevmez. Hatasından dönüp tevbe edenleri bağışlar. Tek günahı tek günah olarak yazdığı halde, bir iyiliğe on mislinden yedi yüz misline kadar mükâfat verir. Belki daha da çok, kat kat verir. O'nun iyi¬liklerinin ve ihsanlarının bir haddi hududu yoktur. Öyle ki, en azılı düşmanını rızıksız bırakmaz.
Şeyh Sadi bir hikâye anlatır ki gerçekten ibret. Şöyle: “İhtiyar bir mecusî bir odaya çekilmiş, kapıyı üzerine kapamış, kimse ile görüşmüyordu. Bunun bir putu vardı. Vaktini hep onun hizmetine hasretmişti.
Birkaç sene sonra o kötü mezhepli mecusiye yapılması lâzım bir iş zuhur etti.
Bîçâre mecusî hemen puta koştu. İyilik ümit ederek maksuresinin toprağı üzerinde, putun önünde yuvar¬landı:
“Hey put! Âciz kaldım, canım boğazıma geldi. Bana merhamet et, bana imdat elini uzat!” dedi. Huzurunda birçok niyazlarda bulundu. Fakat işi yoluna girmedi.
Put insanların mühim işlerini nasıl halledebilir ki. Kendisinden sineği kovamaz.
Bunun üzerine mecusî fena kızdı, putu tahkir etmeğe başladı:
“Bu kadar senedir sana taptım. Hizmetinde bulun¬dum. Yapılması mühim bir işim var. Yapmıyacak olursan beni bırak, Cenâb-ı Hak'tan dilerim' dedi.
Mecusî daha putun karşısında, yüzü toprakta iken, pâk ve münezzeh olan Cenâb-ı Hak onun muradını hasıl etti.
Hakikatleri aramak, taramak ile meşgul bir zât (Allah'ın bir velî kulu) mecusinin işine hayrette kaldı, düşünceye daldı. O, kendi aklınca şöyle diyordu: “Bir ser¬sem, âdi, bâtıla tapan, başı henüz puthane şarabı ile sar¬hoş, gönlünü küfürden, elini hiyanetten yıkamamış iken Allahü Teâlâ onun muradını verdi. (Bu nasıl iş yâ Rabbi?)”
İşte o iyi kalbli zat bu işin sırrını düşünmekle meşgul iken, gönlünün kulağına şöyle denildi:
“O aklı eksik ihtiyar, putun önünde çok yalvardı. Fakat sözü makbule geçmedi, istediği olmadı. Sonra bizi andı, eğer bizim dergahımızda da kabul edilmeseydi, sa¬nem ile Samed arasında ne fark olurdu?”
Ey dost! Gönlünü Samed'e bağla ki, insanlar sanemden daha âcizdirler. Eğer bu kapıya baş koyarsan, eli boş dönmek muhaldir.”
Gerçekten ibret değil mi? İşte Zât-i Kibriya kullarına karşı bu kadar kerem sahibidir.
Bizim putçular nerdesiniz? Haydi dönün Rabbinize!..


_________________
İLİM BİR NOKTA İDİ CAHİLLER ONU ÇOĞALTTI
İNSANLAR VAV GİBİ DOĞAR BİRAZ DOĞRULDUKLARINDA KENDİLERİNİ ELİF ZANNEDERLER
HER ŞEY ELİFLE DÖNÜYOR ELİFE DÖNÜYOR
KORKAKLIKTA AR İLERLEMEKTE ŞEREF VE İTİBAR VAR İNSAN KORKMAKLA KADERDEN KURTULA
MAZ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
EL-BERR (C.C)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslamiyet Genel :: Allah (c.c) Hazretleri :: Esma-i Hüsna-
Buraya geçin: