buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 EL-ĞANİYY (C.C.)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
haydarı kerrar

avatar

Mesaj Sayısı : 355
Kayıt tarihi : 02/07/10
Nerden : ANKARA

MesajKonu: EL-ĞANİYY (C.C.)   Cuma Ekim 08, 2010 3:36 pm

EL-ĞANİYY (C.C.)

“Zâtı ve sıfatı ile her şeyden müstağni, çok çok Zen¬gin.”
Alemde bir zengin düşününüz ki, onun hiçbir şeye ih¬tiyacı olmasın, bir eksiği bulunmasın. İnsanlar için bu mümkün müdür? İnsan sadece zengin değil, bütün dünyaya mâlik olsa, o yine bir başkasına muhtaçtır. Zen¬gin ise; hiçbir şeye muhtaç olmayan, hiçbir suretle bir başkasına dayanmayan ve her ihtiyaçtan berî olan demek¬tir. İnsanlar için bu muhal. Bu sıfat, tam ve mutlak mânâda Allahü Teâlâ'ya mahsustur. Çünkü Hâhk-ı Zîşan, gerek zâtında, gerek sıfatlarında, gerek işlerinde hiçbir za¬man, hiçbir şeye muhtaç değildir. Aksine âlemlerin bütün ihtiyacını karşılayan, bütün varlıkların rızkını veren, kapısında boyun bükenlerin ellerini boş döndürmeyen ye¬gane zengin O'dur. O'nun hazinelerini bitirmeye kimsenin gücü yetmez. O, kendi zâtından istedikçe isteyenleri se¬ver. Halbuki dünya sultanları, kapısına gelenlerden hoşlanmaz.
O'nun hazinelerinde herşey vardır, ancak “Yokluk” yoktur. Dünya sultanlarının ise elinde olan tükenir, salta¬natın yerinde yeller eser, kendileri de gün gelir bir kefenle toprağa girer. Demek ki asıl zengin olan kullar değil, Allahü Teâlâ'dır. Çünkü O'nun zenginliğinin sonu yoktur.
Evet:
Sizde olan tükenir, Allah'da olan sonsuz,
Ey Âdem evlatları, ne yaparsınız O'nsuz?
Bir gün zamanın halifesi Abdülmelik, büyük İslâm âlimi İbni Baytara'yı ziyarete gitmişti. Ona:
“Ey üstad, dedi, ne emrederseniz buyurun, emre¬din. Emriniz derhal yerine getirilecektir!”
İbni Baytara yanağına tombul bir gülücük kondurup dedi ki:
“Estağfirullah, ne isteyebilirim ki, siz de benim gibi Abdülmelik'siniz, Melik'in, yani Allah'ın kulu! Siz benim ne günahımı affedebilirsiniz, ne de sevabımı çoğaltabilir¬siniz. Ne beni cennete koyabilirsiniz, ne de cehennem'den âzâd edebilirsiniz.”
Halife Abdülmelik bu güzel sözden öyle haz duydu ki, bir ah ederek gönül dağladı da:
“Ne olurdu, dedi, bütün âlimlerimiz sizin gibi mert ve sadık olsaydı!..”
Gerçek o ki, halifeler de, sultanlar da, şahlar da Allah'a muhtaçtır. Cihanın en büyük hükümdarı bile olsa hiç kim¬se bir başkasını cennete koymaya kadir değildir. Cennet ise Allah'ın mülküdür ve bitmez tükenmez nimetlerle do¬ludur.
İhtiyaç sahibi olanlar gerçek mânâda zengin sayılmaz¬lar. Hacet eksikliktir. Bütün hacetlerini bir başkasının gördüğü zât ise mâbud olamaz. Halbuki Allahü Teâlâ bin¬lerce senedir, binlerce mahlûkun ihtiyacını karşılamakta, ardı arkası kesilmeden her canlının rızkını vermektedir. Kıyamete kadar da dünya dolusu nimet akıp duracaktır. Kıyametten sonra da Peygamberleri, dostları ve mü'minler için cennetlerinin kapısını açacaktır. Oradaki nimetleri akıl ve hayâl kavramaktan çok uzaktır.
İşte Allah'ın zenginliği böyledir. Kullarını ibadetle mükellef tutması, ihtiyaçtan değil, insanların kendi ihtiyaçlarındandır. Yine yaratılmışlar içinde Allah'a ihtiyacı en çok olan insanlardır.
Meselâ: Bir kuş bir ağacın dalında avuç içi kadar bir yerde hayatını devam ettirebilir. İki arpa tanesi onu doyu¬rur. Ne saray ister, ne ısınmak için ateş arar, ne gezmek için vasıtaya ihtiyaç duyar. Onun âlemi küçük bir âlemdir. Fakat insanlar öyle mi?
Anne rahminden dünya çemenine düşen bir bebeğin ihtiyaçlarını düşünmek kâfi. Maddî ihtiyaçtan başka ruhî ihtiyacımız da vardır. Bunları hazır edip hizmetimize sun¬mak, Allahü Teâlâ'dan başkasının yapacağı iş değildir. Şu bir nefes içinde ne kadar nimetlere mazhar oluyoruz da haberimiz yok.
Hani bir gün, Harun Reşid, Behlül Dânâ Hazretlerine:
“Ey iki gözüm, Behlül, demişti, şu bir kese altını al, sana hediyemdir. Bir ihtiyacını giderirsin!”
Behlül'ün karşılığı yaman olmuştu:
“Ey Harun! Allah senin rabbin de benim rabbim değil mi? Seni hatırlayıp da beni unutur mu? Sen niye ipi boynuna takıp kendini ateşe sürüklüyorsun?”
Ey insanlar! Kuş kanadıyla uçar! Kanadı kırık kuşu vahşi kediler kapar. Yaptığımız iyilikler, ibadetler hayırlar, güzel işler hep bize dönecektir. Çünkü Allahü Teâlâ'nın bunlara zerrece ihtiyacı yoktur. Allah emrettiği için ve onun rızasını umarak ibadetlerimizi ifa ettiğimiz takdirde alacağımız mükâfat pek büyüktür. O'nun rızası ise hepsinden büyüktür ve makbuldür.
Ve Allah'ın emr ü fermanı:
“Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaç olanlarsınız. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir, Hamîd'dir = hamd olunmaya lâyıktır.” [226]
Evet:
İncir, hurma, muz O'nun,
Ey insanlar, tuz O'nun.
Sizin bir şeyiniz yok,
Yağmur O'nun, buz O'nun!. [227]
[226] Fâtır, 15.

[227] Mustafa Necati Bursalı, Esma-i Hüsna Şerhi, Erhan Yayınları: 289-292.




_________________
İLİM BİR NOKTA İDİ CAHİLLER ONU ÇOĞALTTI
İNSANLAR VAV GİBİ DOĞAR BİRAZ DOĞRULDUKLARINDA KENDİLERİNİ ELİF ZANNEDERLER
HER ŞEY ELİFLE DÖNÜYOR ELİFE DÖNÜYOR
KORKAKLIKTA AR İLERLEMEKTE ŞEREF VE İTİBAR VAR İNSAN KORKMAKLA KADERDEN KURTULA
MAZ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
EL-ĞANİYY (C.C.)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslamiyet Genel :: Allah (c.c) Hazretleri :: Esma-i Hüsna-
Buraya geçin: