buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 EL-MUĞNÎ (C.C.)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
haydarı kerrar

avatar

Mesaj Sayısı : 355
Kayıt tarihi : 02/07/10
Nerden : ANKARA

MesajKonu: EL-MUĞNÎ (C.C.)   Cuma Ekim 08, 2010 3:37 pm

EL-MUĞNÎ (C.C.)

“Kullarından dilediğini keremiyle zengin eden.” O'nun yüce hikmetlerinden biri de şudur ki: O kul¬larından dilediğini zengin yapar, servet içinde yüzdürür. Öyle ki, adam eline çakıl taşı alsa cevher gibi kıymet ka¬zanır. Bu, o kişinin yiğitliğinden değil, Allahü Teâlâ'nın keremindendir. Yine yüce Allah insanlardan bazılarını da bütün hayatı boyunca fakirlik içinde bırakır. Kâh fakiri zengin, kâh zengini fakir eder. Bütün kâinatın tasarrufu O'nun kudret elindedir. Mülkünde O'nun ortağı, veziri, yardımcısı yoktur.
Hem kullarının hayatı, hem de servetleri üzerinde di¬lediği gibi tasarruf etmek hakkıdır. Çünkü kulun hayatı da O'nun vergisidir, serveti de... Bir kulunu Eyyûb Aleyhisselâm gibi derde mübtelâ etmesi, bir diğerini Yu¬suf gibi zindanlara lâyık görmesi, bir başkasını Mecnun misâli aşk ile yakması belki bize acı manzaralar olarak gözükebilir. Fakat bunların bir hikmeti vardır. İşte Hazreti Eyyûb'un sabrı, âlemde onu sabır kahramanı yapmıştır.
Sabrının sonunda Rabbi Kerîmi onu bütün âleme “O ne güzel kuldu! Gerçekten o, tamamen Allah'a teveccüh etmişti.” [228] diye misâl gösterdi. Hazreti Yusuf'u zindan¬dan çıkarıp Mısır'a sultan etti. Demek ki, fakirlik de bir yerde kul için nimettir. Fukarâ-i sâbirinden olanların âhirette kazanacağı saadet ve devlet ise akıl almayacak kadar büyüktür.
O halde, Allahü Teâlâ'nın takdirine ve icraatına gönül hoşluğu ve kalb safası ile razı olmak gerekir. O'nun, Rahman ve Rahîm, Azîz ve Rauf olduğunu bilmek kâfidir. O'nun emrine teslim olanlar kazanır, ondan gelene itiraz edenler ve şekavet yolunu tutanlar kaybeder.
Cenâb-ı Hak Süleyman (a.s.)'ı, peygamber¬likten başka saltanat ve zenginlikle de nimetlendirdi. Rüzgârlar emrinde, kuşlar emrinde, âlem emrindeydi. Buna mukabil o şöyle diyordu:
“Hazâ min fadlı rabbî = Bu rabbimin fazlındandır.” [229]
Peygamberler içinde İsa (a.s.) ise en fakirdi. Biri zenginliğine şükrederken, biri de fakirliğe sabır gösteriyordu. Nebiyy-i Zîşan (s.a.v) efendimiz de fakirliği ve kulluğu tercih etmişti. Mekke'de kuru arpa ekmeği yiyen bir kadının yetimiydi. Bütün bun¬lar insanlara birer hikmet ve ibrettir. Hatta kâinatın nuru ve Allah'ın şerefli Resulü: “Ben isteseydim dereler dolusu altınım olur, dağlar ardımca yürürdü.” demişlerdir.
Evet:
Zenginlik sayılamaz, servet ve dünya malı,
Asıl marifet o ki, gönül zengin olmalı!
Dünya çölünde mekân tutan insanların kimi fakirlikle, kimi dert ve belâ ile, kimi zenginlikle, kimi güzellikle im¬tihan olunmaktadır. Yüce yaratıcımız kulları için zengin¬lik yollarını açmış, sebeplerini bildirmiştir. Ne var ki, her çırpınan insan zengin olamaz. Ancak O'nun diledikleri zengin olur. Bunda şüphesiz Allahü Teâlâ'nın nice hik¬metleri gizlidir. Kimseye takdir edilenden başkası nasip olmaz. Bir de şuna dikkat etmek gerekir ki, insan nasibini bulmak için çalışmalıdır. Nasıl olsa, bana takdir edilen beni bulur deyip sırt üstü yatmak sadece şeytanı memnun eder, tembel adamın da başına nedamet taşı dokunur.
Kul çalışacak, sa'y ü gayretten sonra mukadder olan nasibine razı olacaktır. Ve kendinden üstün olanlara değil aşağıda olanlara, fakirlere nazar edecek ve şükründe aciz¬lik göstermeyecektir. O şükrünü artırırsa, rabbi de ona karşı nimetini artırır.
Allahü Teâlâ'nın ikram ve ihsan ettiği zenginlikle in¬san cenneti satın alabilir. O malı, Allah'ın dilediği yolda harcamak, Allah'ın kullarının hizmetine sunmak, yetimle¬rin gözyaşlarını dindirmek, yürek yaralarına merhem sürmek suretiyle ahiret yurdu mâmur edilebilir. Bunun tam zıddı günah ve isyan yolunda harcanan servetler ise cehennem yoluna döşenen halı mesabesindedir.
Bir de fakirliğin acıları, ızdırapları vardır. Buna ta¬hammül etmek, sabır göstermek herkesin kârı değildir. Fakat, sabrın sonu selâmettir ve sabır cennet hazinesidir.
Ne zenginler ebedî olarak dünyada kalacak, ne de fa¬kirler dünyanın derdini çekip duracak. Dünya iki kapılı han. O kapıdan girip bu kapıdan çıkacağız. Ama elinde cennet beratı olanlara ne mutlu!..
Unutmayalım ki her şeyimizden imtihan ediliyoruz. Hâtemü'l-Enbiyâ (s.a.v) efendimiz buyuruyorlar:
“Âdemoğlu, “malım, malım” der durur. Halbuki malından senin için ancak yediğin var ki yok olup gidi¬yor, giydiğin var ki eskiyip mahvoluyor, ancak sadaka olarak verdiğini ebedîleştiriyorsun.”
İslâm büyüklerinden Ahnef bin Kays, bir gün elinde bir altın bulunan bir adam gördü. Ona:
A kardeş, dedi, bu altın kimindir? Adam, şevkle atıldı:
Benimdir! Ahnef Hazretleri:
Hayır, hayır, buyurdu, sen onu elinden çıkarmadıkça (yani bir hayra vermedikçe) o senin olamaz!
İbret alabildik mi?..
“Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen, dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelîl edersin; hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye kadirsin. “[230]
[228] Fâtır,44.

[229] Neml, 40.

[230] Al-i İmran,26.

Mustafa Necati Bursalı, Esma-i Hüsna Şerhi, Erhan Yayınları: 292-295.






_________________
İLİM BİR NOKTA İDİ CAHİLLER ONU ÇOĞALTTI
İNSANLAR VAV GİBİ DOĞAR BİRAZ DOĞRULDUKLARINDA KENDİLERİNİ ELİF ZANNEDERLER
HER ŞEY ELİFLE DÖNÜYOR ELİFE DÖNÜYOR
KORKAKLIKTA AR İLERLEMEKTE ŞEREF VE İTİBAR VAR İNSAN KORKMAKLA KADERDEN KURTULA
MAZ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
EL-MUĞNÎ (C.C.)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslamiyet Genel :: Allah (c.c) Hazretleri :: Esma-i Hüsna-
Buraya geçin: