buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 İstibra ve Tıbbi Faydaları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
haydarı kerrar

avatar

Mesaj Sayısı : 355
Kayıt tarihi : 02/07/10
Nerden : ANKARA

MesajKonu: İstibra ve Tıbbi Faydaları   Ptsi Tem. 05, 2010 8:16 am


İSTİBRÂ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRAHİM

El-hamdulîllâhi Rabbilâlemin ves-sâlatû ve selâmu alâ Muhammedin ve alâ alihî ve eshabihi ecmain
Daha önce Hakses Mecmuasında makale şeklinde yayınlanan istibrâ mevzuu nedeniyle bir çok Müslüman kardeşimizin yarasına parmak basmış olduk.Bir çok tebrikler aldık.Yine bu kardeşlerimizin umumi arzuları ve devamlı istekleri üzerine bu makalelerimizi kitap haline getirmeye karar verdik. Bu hususta yakın ilgi ve alakalarını eksik etmeyen Gonca yayın evi sahibi Sayın Hasan Başpehlivan a kitabından faydalandığım hocamız Ekrem Doğanay'a ve beni bu hususta teşvik eden İsmail Coşar hocamıza teşekkürlerimi sunar,Allah(c.c) onlardan razı olsun derim.
Gayret bizden,tevfik Allah(c.c) tandır.


1-İSTİBRÂNIN LUGAT MANASI

İstibrâ;(BRA)harflerinden türeyen, istifal babından bir fiildir.BRA temizlemek ,ari olmak,kurtuluşa ermek manalarına gelen sülasi bir fiil köküdür. Beraat gecesi bu kökten türemiş bir kelime olup,kurtuluşa erilen gece demektir. Hukukta beraat etti, kurtuldu, temize çıktı yerine kullanılır.
Bilindiği gibi istifal babı isteyiş ölçüsüne belirten bir babtır. Dolayısıyla istibrâ;Temizlemeyi, kurtulmayı istemek ve bunun için gayret göstermek demektir. İstibrânın istilah manası şöyledir: Ayırmak, uzak etmek,küçük tuvaletten sonra idrarından kurtulmak, ondan temizlenmek, idrar eserinin tamamen kesilmesini beklemektir.
Fıkıh ile ilgili diğer manası ise, nikaha alınan dul bir kadının gebe olup olmadığına kanaat getirmek için kadını bir adet görünceye kadarki sürede beklemek,bu da kadının rahminin çocuk yönünde boş olduğuna,temiz olduğuna kanaat getirme anlamındadır.(1) Bizim burada açıklamaya çalışacağımız istibrânın birinci manasıdır.
2-TARİFLER

Büyük ve küçük tuvaletten sonra temizlenmeye istincâ denir.Yani istincâ necasetten temizlenmeyi istemektir.İstibrâda istinace içinde mutaâla olunur.İdrardan ve necasetten temiz olma, kurulanma demektir.(2)(3) İstintar; İdrarı son damlaya kadar çıkarmak için ıkınmak ve gayrettir.(4)
3-KONUN ÖNEMİ

Erkeğin istibrâ yapması farzdır.(5) Kadının istibrâ yapmasına gerek yoktur.Açıklaması ileride gelecektir. İstibrâ yapmadan, idrarın son damlalarını çıkarmadan hemen alınan bir abdest sonunda veya abdest alma esnasında çok azda olsa idrar damlasının çıkması veya idrar çıkış deliğinde bir yaşlılık görülürse abdest bozulur.(6)
Dikkat edilirse "yaşlılık görülürse" diyoruz, "yaşlılık his edilirse" demiyoruz. Çünkü yaşlılık her zaman için hissedilmesi mümkündür. Bilhassa vesveseli kişilerin bunlara dikkat etmesi gerekir. İdrar deliğinde yaşlılık yani ıslaklık olduğunu anlamak için tenasül uzvunun ucuna kuru bir taş veya kurutma kağıdı konulur eğer bu konulan şey ıslanırsa ıslaklık var demektir.
Abdesttin idrar yönünde bozulma keyfiyeti idrar damlası ile delik ucunda ıslaklık aynıdır.(7)
Bu şekilde alınan bir abdest ile yapılacak ibadetler özellikle namaz sahih olmaz.Abdest alınmadan yapılan ibadette geçersiz olur.Abdest,namazın en önemli şartı olduğundan dolayı namaz kılınmamış sayılır.Bu bakımdan konu son derece önemlidir.
5-İSTİBRÂ FARZDIR

İdrar sızıntısının kesildiğinde kalbi kanaat getirinceye kadar yapılması gereken istibrâ farzdır.(Cool Şayet kalbi idrarın kesildiğine kanaat getiriyor ve bu durum kendisinden vesvese sebebiyet vermiyorsa vacip, istibrâdan sonra bir şey çıkmayacağına kati bir surette eminse istibrâ yapması menduptur.
Abdestini titizlikle alıp namazını huşu ve hudu içerisinde kılmak isteyen müslümanın bu konuya çok dikkat etmesi gerekmektedir.
Bu hususta hadisi şerifler şöyledir:
( I ) İdrardan korununuz çünkü kabir azabının hemen hepsi ondandır." (9)
Çünkü kişi idrardan korunmazsa namazı batıl olur ve günaha girer. Dolayısıyla istibrâ yapmadığı için büyük günaha girmiş olur.

( II ) İdrardan çok iyi korununuz.Çünkü kulun kabir de en önce hesaba çekileceği şey odur."
İstibrâya önem vermeyen namazına önem vermemiştir. Bu Lakaydilik kişiyi cehenneme sürükler.(10)

( III ) "Muhakkak ki,sizden birinize kabrinde azab edilir.Şüphesiz bevlettiği zaman istintar etmezdi denilir". (11)
İstintarın ne manaya geldiğini biraz evvel açıklamıştık.İdrarın son damlasını çıkarmak için çaba harcamak demektir.




( IV ) "Sizden biriniz idrarını yaptıktan sonra zekerini üç defa kuvvetle çeksin.'' (12)
Abdullah b.Abbas:''Resulullah bir kabrin yanından geçerken azab gören iki insan sesi duydu.
- Bunlar azab görüyorlar.Hem azab görmeleri büyük bir şey için değil;Biri idrarından istibrâ etmezdi, diğeri de koğuculuk ederdi.'' (13)
Bu Hadis-i Şeriflerden anladığımıza göre kişi ibadetlerine ne kadar dikkat ederse etsin ihlas ile yaparsa yapsın hatta Hz.Saad b. Muaz gibi düzeyde bir sahabi olsada istibrâya dikkat etmezse Allah(c.c) onun cezasını kabir azabı şeklinde veriyor.İşte örneği;

( V ) "Eğer kabrin sıkmasından bir kimse kurtulsaydı muhakkak ki Sad kurtulurdu.Vallahi öyle bir şiddetle sıkıştırıldı ki onun tesiriyle eğe kemikleri birbirine geçti.(Bu durum) onun sidiğin eserinden sakınmamasındandır.'' (14)
Taberi nin İbni Ömer(r.a) den rivayet ettiği bir hadiste söyle buyrulur: ''Bir adam kabre konulur hemen iki melek ona gelip''Muhakkak biz sana bir darbe vuracağız''dediler.hemen öyle bir vuruş vurdular ki kabir ateşle doldu.Bundan sonra onu bıraktılar.Nihayet ayılıp korkusu gidince Meleklere sordu:
- Bana bu darbeyi hangi sucumdan dolayı vurdunuz ?
- Şüphesiz sen bir defa abdestsiz namaz kıldın.Birde mazlum bir adamın yanından geçtiğinde sen ona yardım etmedin cevabını verdiler. (15)
Burada anlatılan Müslüman bir kişidir.Zira abdestsiz namaz kılmak insanın küfre götürür.Demek ki kişi abdestine dikkat etmemiştir,İstibrâya ehemmiyet vermemiştir. Abdestsiz namaz kılındığından dolayı azaba maruz kalmıştır.

6-MÜSLÜMANLARIN İSTİBRÂYA DİKKAT ETMELERİ GEREKMEKTEDİR

Namaz kılan Müslümanların istibrâya çok dikkat etmesi gerekir.Bugün ekseri Müslümanlar namaz kılmıyorlar,kılanların çoğuda istibrâya dikkat etmedikleri için namazları sahih olmuyor.Bu sebeple abdestsiz namaz kılanlar bir hayli fazladır.Hatta bir çok imam bu duruma lakayt kaldığı için kendi namazları sahih olmadığı gibi cemaatin namazını da ifsat ederek büyük bir vebal altına giriyorlar.
İdrardan sakınmayıp İstibrâ yapılmadan alınmış bir abdestle namaza durup imam arkasında namaz kılanın cemaate nasıl zarar verdiğini şu Hadis-i Şerif bize gösteriyor.''Resulullah (s.a.v) bir sabah namazını kıldırırken şüpheye düşüp yanıldı.Namaz kılınca söyle buyurdu:

( VI ) ''-Bir takım kimselere ne oluyor ki bizimle beraber namaz kılıyorlar da taharetlerini güzel yapmıyorlar.Bize Kuranın karıştırıp okuyamaz hale getiren ancak işte onlardır.'' (16)


(VII ) ''Bizim namazımı karıştıranlar ancak abdestsiz gelen kimselerdir.her kim namaza gelirse abdestini güzel alsın.'' (17)

Bilmemek özür sayılamayacağına göre gönül huzuru ile sahih bir namaz kılmak ve içimizdeki vesveseleri atmak için bu hususa çok dikkat etmemiz gerekmektedir.
İstibrâ yapmayı ilmihal kitaplarımız yeterince ele almamaktadır.Bazı ilmihal kitapları istibrâyı kurulanma olarak tarif etmişlerdir ve bu hususta fazla malumat vermemişleridir.Halbuki tenasül uzvunu yıkandıktan sonra kurulanmayı,idrar kesilmesini sağlamak için yapılan gayretleri kapsayan istibrâyı aynı manaya almak mümkün değildir.
(18) Çünkü istibrâ idrar damlasının sızıntısını gidermek veya kesmektir.
Yürümek,öksürmek sol tarafa yatıp uyumak şeklinde istibrânın yapılacağı kaybeden fıkıh kitapları (19) bunların yapılmasının ne kadar zor olduğunu ve pratik olmadıklarını hesaba katmamaktadırlar.Çünkü buna göre tuvaletteki kişi yapabileceği istibrâ usulü ancak öksürmektir.Yürümek ve sol tarafa yatıp uyumak uygulanabilir metotlar değildir. Üstelik külota damlayacağından dolayı sık sık külot değiştirme gibi bir mahsurları da vardır. Diğer yandan uyumak cemaati kaçırmak gibi diğer bir mahsuru da beraberinde getirir Külota damlayan idrar avuç içi büyüklüğünden küçük olursa kılınan namaz mekruh olur.Bu ölçüden büyük idrar, namazı ifsad eder.(20) Çok defa öksürük istibrâ için yeterli değildir.

Bilmemek özür sayılamayacağına göre gönül huzuru ile sahih bir namaz kılmak ve içimizdeki vesveseleri atmak için bu hususa çok dikkat etmemiz gerekmektedir.

7-İDRARDAN KORUNMAK

İdrardan gereği gibi korunmak için şu tedbirlerin alınması gerekir;

1-İdrar sıçramasını önlemek için bir çukurun tam ortasına yada tuvalet deliğinin tam ortasına yapılmalıdır.(En iyisi oturarak idrar yapmaktır)

(VIII ) "Sizden biriniz idrar yapmak istediği zaman,idrarı için müsait bir yer bulsun." (21)
Bu sebeple banyoda yıkanırken idrar yapmak mekruh görülmüştür
Reddül Muhtarda ''Kendi abdest aldığı yere bevl etmesi mekruhtur.'' (22) kaydı vardır.
Ebu Davud'dan nakledilen bir hadis şöyledir. ''Sakın biriniz hamamda yıkandığı yere bevl etmesin )idrar yapmasın) çünkü umumiyetle vesvese bundan doğar.''
Bu hüküm idrara akacak yol olmadığı ve zemin sert olduğu zaman ki durumdur.Banyo yapan kimse idrardan üzerine bir şey sıçradığını zanneder ve bundan vesvese alır.Rüzgara karsı idrar yapmakta böyledir.
Bu arada şunu da hatırlatalım.Klozet denilen alafranga tuvaletlere ayakta olmamak şart ile idrar yapmanın bir mahsuru olmaması gerekir.Fakat bu tuvaletlere oturarak , bağırsakların tam boşalmasını sağlayamadığından ,hele umumi yerlerdeki klozetlerin veneriyen hastalıkları (Cinsel yoldan bulaşan hastalıklar)bulaştırma bakımından mahzurludur.
2-Ayakta idrar yapmamalıdır
Özürsüz olarak ayakta idrar yapmak mekruhtur.Bu hususta Peygamberimiz(a.s) şöyle buyurur:
Hz.Aişe(r.ah) ''Kendisine kuran nazil olmaya başlandığından beri,Resulullah (A.S) ayakta bevl etmemiştir.'' (23)

Yine İmam Ahmed'in,Tirmizinin (1 ci cil 226 cı sayfa),Nesainin (307 nolu hadis) ve ibni Mace nin tahric ettiği hadiste Aişe (r.ah) demiştir ki:
(IX) "Size Nebiyy-i Azam (s.a.s) a ayakta bevl ettiğini kim haber verirse inanmayın mutlaka oturarak abdest bozardı." (24)
Abdullah İbni Mesudun (R.A) şöyle rivayet ettiği olmuştur:
( X )"Şüphesiz ki ayakta abdest bozmanda cefadandır'' (25)

Hz.Cabirden (R.A):
( XI )Resulullah(s.a.s) ayakta idrar yapmayı yasakladı'' (26)
Bazı alimlerde ayakta yapmayı caiz görmüştür ve ayakta idrar yapmaya ruhsat vermişlerdir.Dayandıkları isnat şu hadistir:
Hz.Huzeyfe'den (r.a)''Bir gün peygamber(s.a.s) bir kavmin çöplüğüne vardı ve oraya bevletti" (27)
Ayakta idrar yapmayı mekruh gören ulema bu hadisi şerif karşısında şu tevili yapmışlardır:
1- Kadı İyazın beyanına göre Uzun zaman oturan efendimiz in (a.s) bevli sıkıştırmış ve uzağa gidememiş hemen ayakta bevlini yapmıştır
2-Resulullah(s.a.s) dizindeki veya belindeki bir hastalıktan dolayı idrarını ayakta yapmıştır 3-Çöplükte müsait bir yer bulamamıştır.
4-Bir ihtimalde ayakta idrar yapmanın caiz olduğunu göstermek için yapmıştır.
Bu Hadis-i Şeriflerden çıkarılan sonuçlara göre ayakta idrar yapmak mekruhtur.Bu mekruhiyet kerahet-i tahrimiye olmayıp kerahat-i tenzihiyyedir.
Çömelerek idrar yapmanın tıbbi yararı şöyledir:
Çömelince karın kasları kasılır, dizler karına tazyik yaparlar dolayısıyla mesane baskı altında kalır.İşeme sonucunda mesane tam boşaldığından mesanede artık idrar kalmaz.Mesane tam boşalır.Bu ise idrar yolları ve mesane taşlarını oluşmasını önlediği gibi prostat hastalığı olanlarda şikayetlerin azalmasında etkili olur. Çömelerek idrar yaparken hafif sol tarafa meyil edilmelidir.İleride görüleceği gibi idrar yollarının anatomisine (yapısına) en uygun olan bu pozisyonda idrar yolarının ve mesane tam boşalması mümkün olmaktadır
8-İSTİBRÂDA VESVESE
İstibrâ yapmama hususunda insanlar muhteliftir.Herkes kendi durumuna vakıftır.Bazı kimselerin idrar akıntısı hemen kesilir.Bu kimselerin abdestini hemen almaları caizdir.Bazılarının akıntıları daha fazla sürer.Bunların istibrâ yapmaları farzdır.
Her şeye rağmen evham yapıp vesveseye düşenlerin yapacakları bir korunma çaresi de şudur: Bir kağıt parçasını yada bir pamuk parçasını bükerek tenasül uzvunun dış deliğinden itibaren yarım santim içeri koymaktır.Pamuk dış taraftan görülmemelidir.Zira idrar yaşlılığı pamuğun pamuğun dışarısına sıçrayacak olursa abdestti bozar.Her idrar yaptıktan sonra pamuk değiştirilir.Tek mahsuru pamuk veya kağıt parçasında mikrobik hastalıklar bulaşabilir veya nadir olsa da bu maddelerin kalıntısının idrar torbasına kaçması sebebiyle çeşitli hastalıklara sebep olur.
Uygulanan istibrâdan sonra külota su serpmek vesveseyi kıran diğer bir uygulama çeşididir.Hissedilen yaşlılığın serpilen sudan ileri geldiği kanaati hasıl olur.
İstibrâ konusunda bizim tavsiye edeceğimiz ve kesin sonuç veren''sıvazlama metodu'na geçmeden önce idrar yollarının anatomisine bir göz atmanın yerinde olacağı kanaatindeyiz.
9-İDRAR YOLLARI ANATOMİSİ
İdrar,böbrekten süzüldükten sonra göbek altında mesane denen idrar torbasında toplanır.İdrar torbası ile idrarı çıkaran delik arasında uretha denen işeme kanalı bulunur.İşte istibrânın tatbik ettiği organ bu olup uzunluğu erkekte 16-18 cm ve 8 mm çapındadır. Kadın da 2,5-4 cm uzunluğunda ve 8 mm çapındadır.Kadının işeme kanalının kısa olması ve yapısal doğrultusunun düz olmasından dolayı kadınların istibrâ yapmaları gerekmez. Çünkü kısa boyu ve yer çekimi kuvvetiyle içerisinde idrar kalıntısı olmaz.Bu sebeple kadınlar idrar yaptıktan sonra biraz beklerler.Taharet yapıp kurulanırlar.Böylece idrar damlaması olmaz.Fakat erkekte durum farklıdır. Zira idrar yolunun yapısından dolayı idrar yaptıktan sonra idrar kanalında her zaman idrar kalıntısı bulunur.
İdrar kanalının bir diğer görevi ise meniyi (sperma) dışarı atmaktır.Cinsel faaliyet ve üreme ile ilgili bu hadise cinsel organların idrar atım yollarıyla ilgilidir.
İşeme kanalı idrar torbasından hemen sonra prostat (kestanecik) denen salgı bezinin içerisine girer.Daha sonra aşağıya doğru ilerler.Burada yönü dikeydir.Sonra aşağı ve öne doğru seyreder ve tenasül organının içerisine girer.İdrar çıkış deliğinde sonlanır.
İdrar atım kanalında 4 dar ve 3 geniş yer vardır.normal hallerde idrarın akmasını engelleyen 2 adet büzücü kas bulunur.bunlardan birisi mesanenin hemen çıkışında, diğeri de prostat girişindedir.
Bilhassa prostat girişinde olan dış büzücü kas idrar anatomisinde önemli vazife görür.Bu kasın hastalıklarında veya beyin,omurilik gibi nörolojik hastalıklarda,kuvvetli öksürme,ağır kaldırma gibi zorlama hareketlerinde idrar tutamama şikayetleri olur.İdrar damlalar halinde kendiliğinden akar.Bu durumda özürlü namaz kılma durumu gündeme gelir.
İşte işeme kanalını bu yapısal doğrultusu ve büzücü kasların fonksiyonu nedeniyle idrar kanalında bir her zaman miktar bakiye idrar kalır ve istibrâ yapılmasını gerekli kılar.

10-ERKEK TENASÜL UZVUNDAN GELEN SIVILAR

Erkek tenasül uzvundan (zeker) dört nevi sıvı gelir
• 1-idrar
• 2-Vedi:İdrar yaptıktan sonra gelen sarı kalın idrar damlasıdır idrarın bittiğini gösterir.Bir hastalık alameti değildir.
• 3-Meni:Kirli beyaz renkte koyu katı kıvamda,hamur kokusundadır.Üreme işleriyle ilgili tohum hücrelerini taşır.
• 4-Mezi: idrar atım yolundaki bezlerin ve prostat dokusunun salgısından meydana gelir.Genelde büyük abdesti bozduktan sonra makata fazla dokunduğumuzda gelir. İnce,beyaz,miktarı az,saydam bir sıvıdır.Cinsel heyecandan sonra akar. Bazende bu salgıyı meydana getiren bezlerin iltihaplanması veya üşütme, ağır kaldırma gibi hareketlerden sonra gelebilir. Bekar erkeklerde sık sık gelen bu sıvı normal bir akıntıdır.
Bu dört sıvını hepsi normal abdesti bozar.Sadece meninin gelmesi gusül abdestti almayı gerektiriri. Diğerlerini akması guslü gerektirmez. (26 ) Bu sıvıları tanımayan bir çok gencin, meziden dolayı gusül abdestti alarak her gün yıkanma sebebi ile üşütmelerine şahit olmuşuzdur.
11-İŞEME FONKSİYONU
İdrar yapma isteği gelince,karın kasları kasılarak idrar kesesine baskı yapmak suretiyle mesanenin kasılmasına neden olur. Beyinden gelen sinirsel emirlerin ve omurilikteki işeme merkezi sinirsel uyarımlarla mesane çıkışı büzücü kası gevşer ve idrar işeme kanalına geçer ve buradan dışarıya tazyik ile atılır. İdrar bitince bu olayların tersi olur. Mekanizma geriye doğru çalışır.Büzücü kas kasılır,mesane ile işeme kanalının irtibatını keser.Bu sırada tenasül organının kökündeki kaslar bir iki defa kasılarak kanal içerisindeki kalıntı idrarı ileri sevk ederek dışarı atmaya çalışır.Fakat bir miktar idrarın kanalda kalmasına mani olamaz.
İşte yapılacak istibrânın amacı bu kalan idrarı dışarı atmaktır.Bazı kimselerde bu kanal biraz beklemekle boşalır.Bazı kimselerde ise kesilmez damla damla akmaya devam eder.Bu kalıntı idrarın kesilmesinden önce abdest alınırsa,daha sonra idrar damlayacağı için abdest bozulur ve kılınacak namaz sahih olmaz.
12-SIVAZLAMA METODU
İstibrâ amacı için yapılan sıvazlama metodu söyle uygulanır:
İdrar yaptıktan sonra biraz beklenilir.Bu arada istincâ yapılır. (Büyük tuvaletten sonra temizlenme). İstincâ daima istibrâdan önce yapılmalıdır. Çünkü istincada taharetlenirken reflex olarak büzücü kas gevşer ve bir miktar idrar idrar kanalına geçer.Böylece daha önce istibrâ ile boşaltılan idrar kanalı yeniden artık idrar ile dolar.
Sonra bir iki defa öksürülür.
Öksürmekle karın kasları kasılır ve mesaneye baskı artar. İdrar kalıntıları dışarı atılır.Bundan sonra sol elin işaret orta ve yüzük parmakları orta parmak hafif ileride olacak şekilde makattan (dübür) itibaren öne doğru erkeklik torbasının arka ve altına kadar, orta hatta baskı ile sıvazlanır. İşaret ve yüzük parmakları yanlardan kanalı sıkıştırararak orta parmağa yardımcı olur. Dolayısıyla işeme kanalındaki artık idrar tenasül organına geçirilir.
İkinci kademede tenasül uzvu kökünden idrar çıkış deliğine kadar parmak uçları torbanın arka yüzündeki işeme kanalını kavrayarak tazyikle ileri doğru sıvazlanır.
En son olarak tenasül uzvunun baş kısmı, bas ve işaret parmağı ile sıkılır ve kalıntı idrar damlaları dışarı atılır. Bu işlem bir kaç defa tekrar edilir ve idrar çıkış deliği su ile yıkanıp bir havlu ile kurutulur.Artık tenasül uzvuna el vurulmaz, çünkü reflex olarak idrar mesaneden idrar kanlına geçebilir ve artık idrar oluşturur. Buda damlamaya sebebiyet verir.
İstibrâ bitmiştir.Artık idrar damlaması olmaz,zira işeme kanalı boştur.Şeytanın vesvesesine aldanmak doğru değildir.Kanalda idrar kalmamıştır.Bu nedenle idrar damlaması da olmayacak demektir.Artık tuvaletten çıkılıp gönül rahatlığı ile abdest alınıp namaz kılınabilir.
Op. Dr.Ali Hatay Uroloji Uzmanı
KAYNAKLAR
• 1-Yeni Lugat Sh.290 Abdullah Yeğin
• 2-El-Mavarid Sh.82,Mevlüt Sarı
• 3-Yeni Kumus Sh.19 bekir Topaloğlu
• 4-Kamus tercümesi Asım Molla
• 5-Büyük İslam İlmihali Sh.60 ömer Nasuhi Bilmen
• 6-Age Sh.60
• 7-Reddül-Muhtar Alled dürrül-Muhtar Sh.594 Ahmet Davutoğlu
• 8-Nimetül İslam Sh.43
• 9-İbn-i Mace 348 Nolu Hadis
• 10-Cami-i Sagir ve Şerhi Sirac-ı Münir
• 11-Kamus Tercümesi Asım Molla
• 12-İbn-i Mace 326 nolu hadis
• 13-Sahihi Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Cilt 1 Sh.175
• 14-Sünen-i Nesai 4/101-102
• 15-Ramuzul Ehadis üdhile kelimesi
• 16-Sünen-i Nesai 2.cüz 156
• 17-Camiüs Sağir "innema" kelimesi Ebu Ravhul Kelamiden
• 18-Nimetül İslam Sh.42 Sönmez Yayınlar
• 19-Reddül Muhtar Sh.593 1 ci cilt nimetül islam Sh.43
• 20-Nimetül İslam Sh.97
• 21-Müsned İmamı Ahmed Ebu davut sünen 3 nolu hadis
• 22-Reddül Muhtar Sh.593
• 23-Süneni Ebu davut 1/93
• 24Süneni Tirmizi Cild 1 Sh.1.12
• 25-İbn-i Mace Hadis No:300
• 26-Süneni Tirmizi C:1 Sh.19/20
• 27-Tirmizi Cild1 Sh.19
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
İstibra ve Tıbbi Faydaları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslamın Şartları :: Kelime-i Şehadet :: Namaz :: Oruç :: Zekat :: Hac ve Umre :: Abdest Gusül ve Teyemmüm Genel-
Buraya geçin: